logo

Bilim adamlarından önemli açıklama

Bilim adamlarından önemli açıklama

Yeni bir araştırmaya göre uçakların uçuş irtifalarında yapılacak küçük değişiklikler havacılık sektörünün iklim üzerindeki etkisini kayda değer ölçüde azaltabilir.

Uçakların sıklıkla arkalarında bıraktıkları beyaz renkli duman ve su buharı karışımından oluşan kuyruk izlerinin uçakların ürettiği karbondioksitten daha fazla ısıtma etkisi yarattığı düşünülüyor.

Independent Türkçe‘de yer alan habere göre yeni bir araştırma, uçuşların sadece yüzde 1,7’sinin irtifasında yapılacak 2 bin fiti (600 metre) geçmeyen düzenlemelerle bu kuyruk izlerinin iklim üzerindeki etkisinin yaklaşık yüzde 60 oranında azaltılabileceğini öne sürüyor.

Dahası, Imperial College London’dan (ICL) bilim insanlarının yürüttüğü çalışmaya göre, irtifa ayarlamaları daha temiz motorlarla birlikte kullanıldığında kuyruk izine bağlı zarar yüzde 90’a kadar azaltılabilir.

Araştırmanın başyazarı, ICL’nin mühendislik fakültesinden kıdemli öğretim üyesi (Bazı ülkelerde doçentliğe denk akademik ünvan -Ç.N.) Dr. Marc Stettler, şunları ifade etti:

“Çalışmamıza göre, az sayıdaki uçuşun irtifalarını değiştirmek, havacılıktaki kuyruk izinin iklim etkisini kayda değer ölçüde azaltabilir. Yeni yöntem havacılık sektörünün iklime yaptığı toplam etkiyi çok kısa sürede düşürebilir.”

Kuyruk izleri uçakların motorlarından çıkan sıcak egzoz gazının atmosferdeki soğuk ve düşük basınçlı havaya karışması sonucu ortaya çıkıyor.

Havadaki su buharı, dumandaki siyah karbon parçacıklarının üzerinde yoğunlaşarak yeryüzünden fark edilebilen beyaz izleri oluşturuyor. (Bu yüzden yoğunlaşma izi olarak da isimlendiriliyorlar Ç.N.)

Çoğu kuyruk izi dakikalar içinde kaybolurken, bazılarıysa yayılarak ve diğer kuyruk izleri veya bulutlarla karışarak 18 saate kadar havada kalabilen “kuyruk izi bulutlarını” oluşturabiliyor.

Bu büyük bulutlar “ışınımsal zorlama” ismi verilen bir etki gösteriyor ve Dünya’dan uzaya salınan ışınımla Güneş’ten gelen ışınlar arasındaki dengeyi bozarak iklimde değişikliğe yol açıyor.

Her ne kadar araştırmalar bu sürecin gezegenin ısınmasında atmosferde yüzlerce yıl kalan karbondioksit kadar büyük bir rol oynayabileceğini gösterse de, kuyruk izlerinin etkisi görece kısa ömürlü ve bu onlardan kurtulmayı daha kolay hale getiriyor.

Kuyruk izleri sadece atmosferin yüksek neme sahip ince katmalarında oluşup asılı kalabiliyor ve bu nedenle uçakların irtifalarında yapılacak küçük ayarlamalar, teorik olarak ürettikleri kuyruk izlerinin sayısını ciddi düzeyde kısıtlamayı sağlayabilir.

Japonya’nın hava sahası verilerini kullanan ICL’den bilim insanlarının öncülük ettiği ve hakemli bilim dergisi Environmental Science & Technology’ de yayımlanan çalışma, hava sahası sınırlarındaki “ışınımsal zorlamanın” yüzde 80’inden uçuşların sadece yüzde 2’sinin sorumlu olduğunu gösterdi.

Bu uçakların gerçek uçuş rotalarının 2 bin fit (600 metre) üstünde ya da altında uçması durumunu bilgisayar ortamında canlandıran araştırmacılar, bu etkiyi yüzde 59 oranında azaltılabileceklerini ortaya koydu.

Uçuş rotalarının değiştirilmesi bir miktar fazladan yakıt harcanmasına neden olmakla birlikte, araştırmacılar bunun sonucu ortaya çıkacak karbondioksitin etkisinin kuyruk izi oluşumunun azaltılmasıyla sağlanacak katkıdan çok daha düşük kaldığını belirtiyor.

Dr. Stettler, sadece az sayıdaki uçağın uçuş rotasını değiştirerek, karbondioksit salımındaki yükselişten kaçınılabileceğini öne sürüyor ve şunu ekliyor:

“Atmosfere salınacak herhangi fazladan bir karbondioksitin gelecekte yüzlerce yıla uzanan iklim etkileri olacağının farkındayız. Bu nedenle sadece fazladan karbondioksit salmayacak uçakları hedeflersek sonucun ne olacağını da hesapladık ve yine kuyruk izinin ışınımsal zorlamasında yüzde 20 düşüşe ulaşabildik.”

Araştırmacılar aynı zamanda bu yaklaşımın yoğunlaşmaya neden olan siyah karbon parçacıklarını atmosfere daha az püskürten daha verimli motor teknolojileriyle bir arada kullanılması halinde kuyruk izine bağlı zararın yüzde 90’a kadar azaltılabileceğini öne sürdü.

Çevre mücadelesi verenler havacılıkta karbondioksit dışındaki salımların önemini giderek daha fazla vurguluyor.

Almanya’daki Atmosfer Fiziği Enstitüsü’nden araştırmacılar, kuyruk iziyle bağlantılı ısınma miktarının 2050’ye kadar üç katına çıkacağını hesaplıyor.

Ancak Birleşmiş Milletler’in (BM) CORSIA anlaşması olarak bilinen ve havacılık salımlarının 2020 seviyesinin üzerine çıkmasını engellemeye yönelik planı, sektörün iklim üzerindeki karbondioksit dışındaki etkilerini hesaba katmıyor.

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ