logo

TEKNOFEST ve TCSG Güven 702

Emin Çalkılıç

Emin Çalkılıç
emincalkilic@hotmail.com
TEKNOFEST ve TCSG Güven 702

Türkiye’nin en büyük teknoloji etkinliği TEKNOFEST, bu sene Cumhuriyetin 100. yılında Ankara’da kapılarını ziyaretçilere açtı.

İlki 2018 yılında gerçekleştirilen TEKNOFEST’in, yurt içinde 7. düzenlendi. TEKNOFEST biride yurt dışında olmak üzere toplamda ise 8 defa düzenlendi. Her zaman olduğu gibi büyük bir coşku içinde gerçekleştirilen TEKNOFEST’te bu senede dolu dolu her yaştan ziyaretçi akını yaşandı.

***

30 Ağustos’ta Sahil Güvenlik Gemi TCSG Güven 702 halka açıldı

Sahil Güvenlik Arama ve  Kurtarma Gemisi TCSG Güven 702, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda Galataport’a demirlemişti. İçerisine ziyaretçi kabul edilen gemiyi dolaşmak için bende geminin kapısındaki sıraya girdim.

Sıra bana gelince geminin karaya uzatılmış olan iskelesi ile gemiye ayak basmış oldum. Önce bir dakikalık kayıt işleminden sonra gemiyi dilediğiniz gibi dolaşabilirsiniz ancak kapalı kapıları zorlamayın dendi. Kapalı kapıları zorlayan misafirlerinde olduğu aşikar demek. Geminin içerisinde biz Türkler kadar ilgi duyan yabancı turistlerde vardı. Bu tarz aktivitelerin faydalı olduğunu düşünüyorum, oradayken ziyaret eden bir Türk misafir kız, bende okulu bitirince denizci olmak istiyorum dediğini duyduk. Hatta oradaki görevliler, okulun bitince bize ulaşırsan seni yönlendirir yardımcı oluruz dediler. Bizim insanımız hakikaten bilgiyi seven zeki bir toplum.Malesef televizyonlarda yayınlanan aşk, ihtiras, sokak çatışmaları gibi filmler izleyicileri bilimden uzaklaştırıp köreltiyor. İşte tam bu noktada TCSG Güven gemisi gibi bilim özendiren aktiviteler genç nüfusumuza meslek seçimlerinde yardımcı oluyor.

Gemide ziyaretçilerin gezebilmesi için ortam oluşturulmuş, girmelerinde sakınca olan yerlerin varsa kapıları kapanmış. Kapı yoksa eğer bir bant ile girilmenin yasak olduğu belirtilmiş. Gemiye giren herkes evvela kaptan köşküne çıkıyor. Herkesin bir gemide merak ettiği yerdir kaptan köşkü. Uçakta nasıl kokpit merak konusudur gemide ise kaptan köşküdür. Aslında gemiye girerken ben ön yargılıydım, “bize geminin güvertesini ve kabinini dolaştırıp çıkarırlar” dedim. Kaptan köşküne geldiğimde şaşırdım. Beni böyle ön yargılı olmaya iten nedir diye sorarsanız cevabı çok basittir. 90’lı senelerde değil askeri teçhizatlara binmek fotoğraf çekmek bile yasaktı. Çok net hatırlıyorum, ya 1997 ya da 1998 senesi olmalı. Bir gurup gazeteci arkadaş Diyarbakır’a gitmiştik uçakla. Uçaktan indikten sonra uçağın kapısında apronda, “arkamızda uçak tabelada Diyarbakır Havalimanı yazıyor. Bir kare fotoğraf çekelim hatıra olsun” demiştik. Tam o sırada bir asker gelerek “yasak” deyivermişti. Çekememiştik elbette, işte o zamanları hatırlayınca bugün bu gemiye binmek lüks kaptan köşküne çıkmak ultra lüks geldi bana.

Gemi turumuza kaldığımız yerden devam edersek, gemide görevli askerler neredeyse adım başı rastlarken herbirinin güler yüzlü konuşkan olmaları insana enerji veriyor. Yine 90’lardan örnek verirsem askere bir soru sormaya çekinirdik çünkü, geneli sert bakarlardı.

Bizler önce geminin güvertesine çıktık, orada bekleyen askerler güler yüzle bizleri karşıladı. Bol bol fotoğraf çekerken dilediğimiz gibide sohbet edip inceledik gemiyi. Sonuçta hergün Sahil Güvenlik Gemisine girmiyoruz. Kaptan köşküne geldiğimizde de yine fotoğraf çekmek serbest hatta orada bulunan “komutan” koltuğuna oturmak bile serbestti. Bizde oturup hatıra kalması adına birer fotoğraf çektirdik. Kaptan köskünde bulunan askerler bizlerin sorduğu her soruya cevap verdiler. Gemi çıkışında da şapka, anahtarlık, fincan ya da oyuncak satıyorlardı. Hatıra olması babında onlardan satın alarak gemi turumuzu tamamlamış olduk. Günlük hayatımızda devamlı gördüğümüz polisimizi 90’lı yıllarla karşılastırırsak olumlu değişiklikleri gözlemleyebiliyoruz. Simdi de Sahil Güvenlik Komutanlığı’na bağlı askerlerimizin zerafeti, zekiliği ve sahip oldukları gemiyi gözlemleyerek taktir ettik. Son sözümüzü son duamızı söylemeden bitirmeyelim yazımızı; “Allah ayaklarına taş, gözlerine yaş değdirmesin”

#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Air France’ın Yeni Fırst Class “LA PREMIERE”

    31 Mart 2025 Av. Keiko Torigoe, Havacılık Haberleri, Köse Yazarları

    Aır France’ın resmi sayfasına göre, en üst sınıf “La Première ”in kabinleri tamamen yenilenmiştir. “LA PREMIERE”, 2025 baharından itibaren Boeing 777-300ER'lerde aşamalı olarak uygulanacak olup, halen Paris-Charles de Gaulle havalimanı ile dünyanın büyük şehirleri (ABD - New York, Washington, Los Angeles, San Francisco, Miami, Brezilya -Sao Paulo, Fildişi Sahili - Abidjan, Birleşik Arap Emirlikleri - Dubai, Singapur ve Japonya - Tokyo) arasındaki uçuşlarda mevcuttur. La Première kabininde, uçağa bindiğinizde mürettebat kendilerini tanıtac...
  • Küresel Pilot Açığı

    24 Mart 2025 Av. Keiko Torigoe, Havacılık Haberleri, Köse Yazarları

    Hatırlıyor musunuz? Pandemi döneminde aşılamayı reddeden pilotlar işsiz kalmıştı. Haberlerde okuduğumuz gibi, asılananlar ise kalp kırızı vb. nedenlerle çok sayıda hayatını kaybetti veya mesleği devam edemez oldular. Piyasa normale dönünce elbette pilot sayısının fazlasıyle az olduğu açık. AirlineRating’e göre, yeni tahminlere göre 2024 ile 2043 yılları arasında 649.000 ile 674.000 arasında pilota ihtiyaç duyulması beklenmektedir. Bu artan talebi, hızlı havayolu genişlemesi, pilot emeklilikleri, artan maaşlar, küresel rekabet ve artan sey...
  • IOSA (IATA Operasyonel Güvenlik Denetimi)

    17 Mart 2025 Av. Keiko Torigoe, Havacılık Haberleri, Köse Yazarları

    IOSA, (IOSA), havayolu operasyonel yönetim ve kontrol sistemlerini değerlendirmek için tasarlanmış, dünya çapında tanınan ve standartlaştırılmış bir derecelendirme sistemidir. AirlineRatings’e göre, IOSA programı, bir Havayolu şirketinin aşağıdaki sekiz temel operasyonel alanda endüstriyel güvenlik standartlarına uygunluğunu değerlendirir. Organizasyon ve yönetim sistemleri - Havayolu şirketinin kurumsal yapısını, emniyet politikalarını ve yönetim sistemlerini inceler. Uçuş operasyonları - Havayolu şirketi uçuş prosedürlerini, pilot ...
  • Spor Ayakkabı – Havaalanı Yer Personelinin Üniforması

    10 Mart 2025 Av. Keiko Torigoe, Havacılık Haberleri, Köse Yazarları

    11 yıl Atatürk Havalimanı’nda çalışırken ben de daima topluklu ayakkabılarla çalışırdım. Çünkü topluklu ayakkabı üniformanın bir parçasıydı. O geniş alanda günde onbinlerce yürmek için şık görünüyor diye topuklu ayakkabılarla çalışmak ne kadar mantıklı? Aslında her gün düşünürdüm. En azından babet olmaz mı? diye. Hiç görmemiş olabilirsiniz, ama sık sık koşmak zorunda kaliyordum ve arada ağır yük de taşımam gerekirdi. msn’nin haberine göre, Havayolu Şirketi AIRDU’nun sendikası Union AIRDU, şirketten bu yılki Bahar Mücaderesinde havaalanınd...